Haberler


Yeni demokrasi çağrısı

Yeni demokrasi çağrısı

2 bin yaralı vatandaşımız ve 6 bin gözaltı vakası ile gezi parkı olayları doğaya sevgi adına yapılan eylem olma vasfını çoktan aşmış durumda.
Taksim’den yükselerek Türkiye’ye yayılan ses, ülkemizde görülmek istenen demokrasi anlayışını gençlerimizin vasıtası ile dile getiriyor.
Demokrasi dün olduğu kadar bugün de halklara en cazip gelen anlayış. Katılım ve çoğulculuk esasına dayanan demokrasi, halkın yönetimde söz sahibi olmasının ve taleplerini idareye kabul ettirebilmesinin yöntemi aslında.
Bu açıdan bakıldığında, gençlerin taleplerinin dikkate alınması en azından dinlenmesi ülkemizde beklenen demokrasi için şarttır.
İktidarın ağır ithamlarla ayrışımın önünü açabilecek tavırlarına karşılık, gençlik birleşiyor.
Üstelik her türlü siyasi partinin dışında, hiçbir ideolojiyi savunmadan, yan yana, futbol takımlarının fanatikleri bile omuz omuza. Gösterilen kardeşlik, bizce değişen Türkiye’den bir sahne.
Geçmişten beri devam eden İngiliz oyunları, Amerikan senaryoları, hassas karnımız olarak bilinen ayrımcılık üzerinden işlenmedi mi ülkemizde?
36 etnik kimlikten söz etmedi mi Avrupa birliği? Alevilerin kapıları bazı kirli eller tarafından işaretlenmedi mi?
Yapılan tüm provokelere karşı, devletin devamının ve milletin birliğinin sebebini Taksim olaylarında gördük.
Yeni nesil, Türk, milliyetçi ve inancına bağlı.
Kim ne derse desin, oyunun farkındalar…
Türk bayrağı etrafında kenetleniyorlar, İstiklal Marşı okuyorlar.
Mevcut  iktidardan, vazifesini yapamayan muhalefetten bıkmışlar.
Yeni bir soluk, temiz bir sayfa istiyorlar.
Gücünü milletten alan ve millet adına hareket eden bir siyaset bekleniyor.
Halkının eleştirilerine açık, onunla kavga etmeyen, enerjisini sinerjiye dönüştürerek faydalı işlere imza atan, bölünmesinin önüne geçecek icraatlar yapan, halkın hem işini hem aşını temin eden, karnını doyurup, sırtını giydiren ve yarınlarını garanti altına alacak bir devlet adamı arıyorlar.
Böyle bir devlet adamlığını düşünmeyen Başbakan, parti içi muhalefeti sert bir şekilde yaşamaya başladığı son günlerde, milleti ile kavga ederek sığınacağı son limanı da kaçırmaktadır.
Çıkan olaylarda faili de uzaklarda aramamalı kendisi. Faiz lobileri veya üç beş çapulcu değil, asıl fail bizce yanında, içindedir.
Gezi parkında ağaç eylemi devam ederken, başdanışman, “Başbakan’ı yedirtmeyiz” demedi mi?
Halkta Erdoğan istifa sesleri bu çıkıştan sonra başladı.
Yine Erdoğan’ın ameliyatı sonrası, vazifesine dönme süresi uzadığında, Bülent Arınç “kimseye biat etmek zorunda değiliz” diye mesaj yollamadı mı?
Batının, “Türk halkı Erdoğan’dan bıktı yerine gül gelmeli” manşetlerini de bu beyanlarla birleştirirsek, okyanus ötesiyle bağlantılı esas faillere de ulaşmış oluruz.

Prof. Dr. Haydar Baş


Eklenme tarihi: 11-06-2013