Haberler


Yine aynı gündeme döndük

Yine aynı gündeme döndük

Taksim’den yükselen milletin sesini duymamak için, “Milli İradeye Saygı” mitingleri ile il il gezen Erdoğan, Erzurum’da konuştu.
Oysa Gezi Parkı’ndaki gençler Başbakan’ı, istemese de değiştirmeyi başardılar.
Onların elindeki Türk bayrağına artık Başbakan da sarılıyor, AB’yi, ABD’yi bıraktı, Kurtuluş Savaşı’ndaki kahramanlıklardan bahsediyor, ordumuzla işgalcilerin mücadelesini karşılaştırıyor… Milli söylemlerle halkın tansiyonunu düşürmek için milletin duymak istediklerini anlatmaya başlaması iyi bir gelişme… 
Ne enteresan değil mi? 
Türk ifadesini ayaklar altına alan Erdoğan, milli değerlere vurgu yapıyor.
Evlere Türk bayrağı asılması kampanyasını başlattı. Ama üç hilalli bayrak da asabilirsiniz diyerek kafaları da karıştırdı.
Malum, Osmanlı da dâhil Türklerin, 18. yüzyıldan itibaren kullandığı bayrağı, ay yıldızlı bayraktır. 
On yıldır görmezden geldiği Alevi kardeşlerimize de “CHP değil, biz yanınızdayız” mesajı verdi, Erzurum’dan… 
Mezhep gerilimine karşı ayık olmayı tavsiye etti.
CHP yapmadı da, yanlarında olduğunu ifade ettiği AKP, Aleviler için bugüne kadar hangi iyileştirmeyi hayata geçirdi ki?
Cem evlerini ibadethane kapsamına almayan AKP zihniyeti değil mi? 
Hatırlanacaktır, AKP döneminde İmar Kanunu’nda yapılan değişiklik ile “cami” ifadesi “ibadethane” olarak değiştirilmiş ve sonrasında 50 bin kilise evinin açılmasına müsaade edilmişti.
Cem evlerinin ibadethane kapsamına alınmasına yönelik teklifler ise devamlı reddedilmiş; din dersi kitaplarında Alevilik konusunda yeterli bilgi konması ile çalışmalar yapılmamıştır.
Toplumda ayrışıma sebep olacak Aleviler üzerindeki itici kanının değişmesi için tek bir adım atılmamıştır.
Dersim konusunda dilenen kuru özrün Aleviler adına iyileştirme sayılmadığı, 3’üncü köprünün adının Yavuz Sultan Selim olmasına Alevilerin verdiği tepkiden bellidir.
Mezhepsel ayrımdan bahseden Başbakan’ın kendi beyanları Alevi kardeşlerimize öteki muamelesi yapmaktadır. Reyhanlı’daki bombalı saldırıdan sonra, “53 Sünni vatandaşımızı kaybettik” açıklaması O’na aittir.
Mitinglere “Milli İradeye Saygı” isminin verilmesi bile toplumsal bir ayrıştırmadır. Her meydanda, oraya toplanan kalabalık ile diğerlerini kıyaslarken hangi birlikten bahsetmektedir. 
Başbakan’ın konuşmasında, Alevi açılımının yanında çözüm süreci de vardı.
Dikkat ederseniz, ABD büyükelçisi Ricciardone’nin, AKP binasına yaptığı ani ve basına kapalı ziyaretin ardından çözüm süreci de hız kazandı.
Terör çözümü ile şiddetin sona ermesinden ve sorunların şiddetsiz konuşulacağı bir ortamın sağlanacağından bahsetti mitingde.
İnsanın aklına biber gazı, tazyikli su ve TOMA’lar gelince, kimle insanca konuşma ve kimin için şiddetin sona ermesinden bahsediliyor acaba diye sorular geliyor.
Yoksa gençlerin arkasında ABD olmadığı için mi, orantısız güç ile müdahale demokrasi gereği sayılıyordu?
Yeni anayasa yazımı tekrar konuşuluyor, federatif yapının kaleme alınması an meselesi.
Gezi Parkı olayları ile gençlerimiz farkında olmadan, terör açılımını, federatif yapıyı ve bölünme sürecini rafa kaldırmıştı. Milli iradenin harekete geçmesi, ülke genelinde ortaya çıkan birlik havası bu vahim hadiseleri de durdurmuştu.
ABD ikazı ile yine bu tehlikeli süreci konuşmaya ve yaşamaya başladık.
Allah akıbetimizi hayr eylesin…

Prof. Dr. Haydar Baş


Eklenme tarihi: 25-06-2013