Haberler


Türk tarımının geleceği Türk çiftçisine bağlı

Türk tarımının geleceği Türk çiftçisine bağlı

Uygulanan tarım politikaları ile tarım kesimi yok olmak üzere. Tarım sahasında istihdam edilenlerin azalması Türkiye’de tarımın da bittiğini göstermektedir.
Ak Partisi’nin iktidara geldiği 2002 senesinde kırsal nüfusun genel nüfusa oranı yüzde 33.7 idi. Yaklaşık 68 milyonluk nüfusun 22.5 milyonu kırsalda yaşamakta idi.
Bugün ise köylerdeki nüfus 17 milyona gerilemiştir. Kırsal nüfusta tarımla uğraşanların genel nüfusa oranına bakıldığında ise rakam yüzde 5’lere düşmüş durumda.
Nerede ise tarım yapan insanımız kalmadı. 
Genç nüfus topraktan para kazanamadığı için süratle büyük şehirlere göç etmeyi tercih ediyor.
Biz yaşanacak bu hali 2002 senesinde seçim meydanlarında halkımıza anlatmıştık.
"Tarım kesimi üzerinden yapılmak istenen büyük bir oyundur. Hem stratejik bir saha olan tarım yok ediliyor, hem de çiftçimiz ekmek yiyemediği tarlasını satışa çıkararak büyük şehirlere göç ediyor.
Tarlalar, ederinin çok üstünde fiyat veren yabancılar tarafından alınmaktadır ki, bu durum toprağımızın yasal yollarla yabancıların eline geçmesi demektir" şeklinde çiftçimizi bu oyuna gelmesin diye ikaz etmiştik.
Ecevit-Bahçeli-Yılmaz koalisyonu döneminde başlatılan ve AKP’nin aynen devam ettirdiği IMF politikaları ve AB talimatları ile tarım nüfusunun 10 milyona çekilmesi planlanmıştır. Yüzde 5’lik rakam bunun da altındadır. 
2002 seçimleri ile bugün kıyaslandığında;
* Gübre fiyatları yüzde 361 oranında artmıştır.
* 2002’de 1 lt mazot 1.1 TL iken; bugün 1 lt mazot 4.2 TL olmuştur.
* Ak Partisi’nin yüzde 35’lik elektrik indirimini kaldırması da ikinci bir darbe olmuştur.
458 bin sulama abonesi 3.9 milyar TL’lik elektrik borcu altında ezilmektedir.
Hepsinden vahimi artık buğday ekimini bırakan Türkiye, hayvanlarına samanı ithal etmektedir.
Meydanlardan bize kasket sallayan, yollarımızı keserek dertlerini anlatan çiftçimiz maalesef, ikazlarımızı kulak ardı etti ve AKP’ye üç dönem oy verdi. Gelinen bu tablo aslında çiftçimizin eseridir.
Kendine ait tarım politikası, milli bir tarım projesi olmayan partilerin bundan farklı bir tablo üretmesine de imkân yoktur.
Tarım konusunda hazırlanmış tek parti biziz.
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), Milli Ekonomi Modeli’nin uygulanacağı bir ekonomi yönetimi ile tarım kesimini tekrar ayağa kaldırabilecek tek partidir.
Biz, tarım programımızda, çiftçileri borç içinde yüzdürmek yerine, 6 ay öncesinden ürünün yüzde 50’sini avans vereceğiz.
Ürünler sokaklara dökülmeyecek, devlet alım garantisi sunacak.
Üstelik emeklerinin karşılığını, ürünün fiyatını çiftçiler kooperatifler ile beraber belirleyecekler.
Mazot parası yüzünden traktör kontağını açamayan çiftçi kardeşlerimiz bizim zamanımızda mazot, gübre ve ilaç girdileri için devlet desteği alacaklar.
Eğer bu sefer de bu fırsatları kaçırırsanız, bir dahaki seçimde çiftçilik diye bir meslek kalmayacak, sorunları konuşulacak tarım sahası olmayacaktır.

Prof. Dr. Haydar Baş


Eklenme tarihi: 26-06-2013