Genel Başkan'dan


Milli ekonomisiz milli para olmaz

Milli ekonomisiz milli para olmaz

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Yardımcısı ve parti sözcüsü Avukat Zühtü Kazancı, özellikle siyasilerin sıkça dile getirdiği milli paralarla ticaret yapılması konusunda yazılı bir açıklama yaptı.
“Son günlerde Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan ve iktidar kanadının dilinde sürekli ‘milli para’ ifadesi dolaşıp duruyor” diyen Kazancı şunları kaydetti: “Araya bazen “Milli Ekonomi” tabirini de sıkıştırıyorlar. Doların hızlı yükselişi sebebiyle ve bunun önüne geçmek maksadıyla buldukları çözümün “milli paraya dönüş” ve “milli paralarla ticaret” olduğunu her platformda dile getirdikleri gibi vatandaşa sürekli “Ellerindeki dövizleri TL’ye çevirme”, “Her türlü ticaretin ve anlaşmanın TL bazında yapılması” yönünde telkinde bulunmaktadırlar.”

Patentli projeler
Siyasilerin dillerinden düşürmedikleri tabirlerin Prof. Dr. Haydar Baş’a ait tescil edilmiş projeler olduğunun altını çizen BTP Genel Başkan Yardımcısı ve parti Sözcüsü Avukat Zühtü Kazancı açıklamasını şöyle sürdürdü: “Milli para” ve “milli ekonomi” tabirleri, dünya iktisat literatürüne Prof. Dr. Haydar Baş tarafından Milli Ekonomi Modeli (MEM) ile birlikte kazandırılmış, ne olduğu ve nasıl kullanılması gerektiği tarif edilmiş kavramlardır. Milli Ekonomi Modeli, Prof. Dr. Haydar Baş adına tescil edilmiş bir markadır. Türk Patent Enstitüsü'nce 2013/56874 marka numarası ile 26 Haziran 2013'ten itibaren 10 yıl müddetle tescil edilmiştir.
Dolayısıyla Milli Ekonomi Modeli içerisinde yer alan her açıklama ve açılım da hukuken bu patent koruması dâhilindedir. Sahibi olan Prof. Dr. Haydar Baş’tan izinsiz olarak bu tabirlerin kullanılması emek hırsızlığıdır ve suçtur! Bu konuda her türlü hukuk mücadelesini ayrıca vereceğiz.
Ancak kamuoyunu aydınlatmak ve neyin ne olduğunu ortaya koymak maksadıyla Milli Ekonomi Modeli’nde tarifi yapılan ve dünya ekonomi tarihinde bir devrim yapan ‘milli para’nın ne olduğunu ne olması gerektiğini ve iktidarın ne yaptığını izah etmemiz gerekmektedir.”

Yapılanlar doların işine geliyor
Milli para, üretimin ve emeğin yani Gayri Safi Milli Hâsıla’nın karşılığında basılan paraya verilen isimdir. Gayri Safi Milli Hâsıla nedir? Bir ülke vatandaşlarının verilen bir yıl için ürettikleri toplam mal ve hizmetlerin, belli bir para birimi karşılığındaki değerinin toplamıdır. Yani ülkenin bir yıllık cirosudur. Bunun karşılığında basılan para ise (basım maliyeti dışında) tamamen maliyetsiz, saf ve milli paradır. İşte ancak bu milli parayı basabilen bir devlet Kapitalist düzenin boyunduruğundan ve maliyetli para ile sömürülmekten kurtulmuş olur. Sayın Cumhurbaşkanı ise halen milletten, elindeki Doları, kasasında tuttuğu ve faizle borçlanarak aldığı Doların karşılığında bastığı para ile takas etmesini istemekte ve bu para ile ticaret yapmanın hesapları içerisindedir. Bu yapılanlara, ülkemizi bu hale düşürenlerin bıyık altından güldüğünü görür gibiyiz.

‘Bu ağı yalnızca MEM parçalayabilir’
Dört tarafımızı kuşatan ağın bir tarafından kaçıp diğer tarafına yakalanmaktan başka bir şey yapmıyoruz ne yazık ki! Bu ağı parçalamanın yolu ise sadece ve sadece Milli Ekonomi Modeli’nden geçmektedir. Biz henüz dövizin ülke içerisinde mübadele aracı olarak kullanımını dahi önleyebilmiş değiliz. Bugün cebinize Dolar koyarak Euro’ya geçmeyen İsviçre’ye, İngiltere’ye gidin ve o Dolarları harcamaya kalkın! Bir Dolar bile harcayamazsınız. Bankadan veya döviz ofisinden o parayı Frank veya Sterlin yapmak zorundasınız! Neden?

Piyasada dolaşımına müsaade edilen döviz, o piyasada devreye konulan üretimin ve emeğin o dövizi basan ülkeye transferinden başka bir şey değildir de ondan!

TL milli para değil!
Gayri Safi Milli Hâsılanız karşılığında basmadığınız basamadığınız parayı aslında sizin piyasanızda dolaşımına izin verdiğiniz dövizin sahibi olan devlet basmaktadır. Kasanıza döviz koyarak bunun karşılığında para bastığınızda da üzerine TL yazmanız kesinlikle o parayı ‘milli para’ haline getirmeyecektir! Çünkü o paranın karşılığı hiçbir şekilde milli değildir!

Çünkü millete ait bir değer karşılığında basılmamıştır o para! Genel Başkanımız Prof. Dr. Haydar Baş’ın ifadesiyle cebimizdeki bulunan ve üzerinde TL yazan paraların tamamı, ‘Doların tercümesidir.’ Öyleyse yapılması gereken şey öncelikle Kapitalizmin para düzenini terk etmektir! Yani Kapitalizm gemisinden inmektir! Kapitalizmi terk etmeden milli para ve Milli Ekonomi söylemlerini dillendirmek cezaevinde demir parmaklıklar arasında yaşayıp özgür olduğundan, denizin, güneşin, ormanların ne kadar güzel olduğundan bahsetmek kadar abesle iştigaldir! Bir başka anlatımla Kapitalizm gemisinde batıya doğru seyahat edip gemi içerisinde doğuya doğru yürümekten başka bir şey değildir! Bu şekilde güneşi göremezsiniz ve vahşi batıya ve Kapitalizme doğru gittiğiniz müddetçe batmaya mahkûmsunuz!

Emperyalist düzeni MEM yıkmaktadır
Güneş Milli Ekonomi Modeli ile birlikte doğmuştur ve Rusya ile birlikte BRICS ülkeleri bu güneşe doğru giderek kurtulmuştur! ABD ve ABD’yi idare edenlerin Dolarla kurduğu Emperyalist düzen, Milli Ekonomi Modeli ve bu model doğrultusunda hayata geçirilen Milli Paralarla Uluslararası Ticaret ile birlikte yıkılmaktadır! Biz ise ne yazık ki yıkılan Kapitalizmin enkazından bir şeyler devşirme derdindeyiz!

Prof. Dr. Baş projelerini asla gizlemedi!
Prof. Dr. Haydar Baş Bey müellifi olduğu Milli Ekonomi Modeli’ni gizleyen saklayan biri değildir tam tersine bu modeli öncelikle Türkiye ve Türk Milleti için ortaya koymuştur ve bunun hayata geçirilmesini samimi olarak talep ettikten sonra her şeyi bir tarafa bırakıp modelin hayata geçirilmesi için elinden geleni yapmaya hazır olduğunu defaatle ifade etmiştir.

Fakat kendisini gizleyerek eserin ucundan kıyısından alıntılar yaparak hiçbir yere varmanız mümkün değildir!

Putin her adımında Sayın Baş’a danıştı
Bakın Rusya Milli Ekonomi Modeli’ni hayata geçirirken Sayın Vladimir Putin attığı her adımı danışmanları vasıtasıyla bizzat Prof. Dr. Haydar Baş’a danışarak atmıştır ve bunu kesinlikle gizlememektedir. Milli Ekonomi Modeli Rusya’daki tüm ekonomi fakültelerinde ders olarak okutulmaktadır! Bunun aksi kesinlikle başarı sağlamayacağı gibi büyük bir hırsızlık olurdu! Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Başbakanımızın yaptıkları ise müellifinin adını dahi anmadan eserden alıntılar yaparak siyasi rant elde etme gayretinden başka bir şey değildir!

Kamuoyuna saygıyla arz ederiz.”


Eklenme tarihi: 06-12-2016