Köşe Yazıları


Srebrenitsa, Müslüman’a bakışın acı örneklerinden biri

11 Temmuz, Sırpların dünyanın gözü önünde Boşnak katliamı yaptığı gün…
1995 senesinde Sırpların Hollanda Barış Gücü’nün de geri çekilmesi ile başlattığı vahşet günlerinin sonunda, 8 bin 372 Boşnak Müslüman can verdi.
Tarihin bu kanlı sayfasında Hollanda’nın tavrı en az Sırpların gözü dönmüş taarruzları kadar önemli ve ibretlik…
Boşnaklar esasen Sırplara karşı direnebiliyorlardı. Ta ki BM Srebrenitsa’yı güvenli bölge ilan edene kadar. Srebrenitsa’daki sözde güvenli bölgeye sığınan Boşnaklar, kendilerine verilen güvenceden sonra silahlarını BM Barış Gücü’ne teslim ettiler.
Aynı süreçte Bosna Sırp ordusu ve Sırbistan özel güvenlik güçleri Srebrenitsa’ya doğru ilerlemeye başlayınca Boşnaklar kendilerini muhafaza için silahlarını istediler.
BM Barış Gücü’nün Hollandalı komutanı Karremans, “siz korumamız altındasınız” diyerek bu talebi reddetti. Üstelik 400 Hollandalı barış gücü askerinin bölgeyi boşaltması emrini verdi.
3 gün süren katliamda Boşnak Müslümanlar öldürüldü, çukurlara koyularak yakıldılar.
Halen kimlik tespiti yapılmaya devam ediyor. 11 Temmuz’da 71 kişi daha kimlikleri belirlenerek defnedildiler.
Ve bu vahşete karşı kıyımı bizzat yöneten Miladiç 13 sene sonra yakalanabildi.
Dünyanın başına IŞİD’i bela edip Sünni bir canavar oluşturan, CIA organizesi ile İkiz Kuleleri bombalayıp Müslüman’a karşı savaş ilan eden ABD ve topyekun Batı, teröre lanet ediyor ve önlemenin sözde yöntemlerini araştırıyorlar.
Üstelik biz de Müslüman’ı terörist kabul edenlerin yanındayız.
Ne hazin bir tecelli ki; Müslüman’ın katledilmesi terör görülmüyor, ölenler insan yerine konulmuyor ve katillerinin peşine düşülmeye gerek bile duyulmuyor.
Esasen Hıristiyan Batı, inancının gereğini yapıyor da biz ne yapıyoruz?
İslam dünyası, neye inandığını, niçin sahip çıkması gerektiğini bilmeyen, inancını yitirdiği için kimliğinin muhafazasına da lüzum görmeyen bir halde.
Bizim bu halimiz inanın Batı’nın ekmeğine yağ sürüyor.
Oysa Bakara Sûresinin 120. ayetinde Cenab-ı Hak (c.c.), “Sen onlardan olmadıkça Yahudi ve Hıristiyanlar senden razı olmazlar” buyuruyor.
Ne onlardan olabiliriz, ne onlara kendimizi kabul ettirebiliriz.
Artık bunu görelim.


Eklenme tarihi: 13-07-2017


Prof. Dr. Haydar BAŞ

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı