Demeçler


Avukat Lütfullah Önder'den yazılı açıklama

Avukat Lütfullah Önder'den yazılı açıklama

Prof. Dr. Haydar Baş ile aynı davada yargılanan Avukat Lütfullah Önder, 16 Ekim’de mahkemenin verdiği kararla ilgili değerlendirmesinde, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının büyük bir yara aldığını ifade ederek, mahkemece verilen bu kararla; alacaklı olan birinin hukuka uymayan yorumlarla suçlu çıkarıldığını söyledi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş ile aynı davada yargılanan Avukat Lütfullah Önder, Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 16 Ekim’de verilen kararla ilgili bir açıklama yaptı.

Kararla yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının büyük yara aldığını ifade eden Avukat Lütfullah Önder, mahkemece verilen kararla, alacaklı durumda olan Prof. Dr. Haydar Baş’ın hukuka uymayan yorumlarla suçlu çıkarıldığını ifade etti.

Bu kararı çıkarmak için arka planda ciddi bir uğraş verildiğini ifade eden Önder, “En son oluşturulan heyet üyelerinden birini değiştirmek suretiyle 3 sene süren yargılamaya ilk kez katılan üyenin oyuyla 2'ye 1 bir çoğunlukla bu karar çıkarılabilmiştir” dedi.

Avukat Lütfullah Önder’in yazılı açıklaması şöyle: “Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nde verilen karar, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının ne kadar büyük bir yara aldığını bir kez daha ortaya koymaktadır. Mahkemece verilen bu kararla; alacaklı olan biri hukuka uymayan yorumlarla suçlu çıkarılmıştır. Bu kararı çıkarmak için arka planda ciddi bir uğraş verildiğini biliyoruz. Kimlerin bu uğraşı verdiğini de biliyoruz.

Mahkeme heyeti defalarca değişti

Karara imza atacak hâkim bulamadıkları için defalarca mahkeme heyetini değiştirdiklerini, duruşma savcısını değiştirdiklerini gördük yaşadık. Yargılamanın her aşamasında müdahaleler ve baskılar yapıldığını da biliyoruz. Ve nihayetinde en son oluşturulan heyet üyelerinden birini değiştirmek suretiyle 3 sene süren yargılamaya ilk kez katılan üyenin oyuyla 2'ye 1 bir çoğunlukla bu karar çıkarılabilmiştir. Verilen karardaki ilginçliklerden biri de şudur:

Haydar Baş Bey'e borçlu olan Mustafa Eraslan; borç senetlerinin kendisinden zorla alındığını iddia ediyordu. Mahkeme bu iddiadan mahkûmiyet hükmü kuramayıp beraat kararı verirken, "hukuka aykırı elde edilmiş boş senedi doldurma" suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmetti.

İfade ettiğim üzere; Mustafa Eraslan senetlerin zorla alındığı iddia ediyordu. Kaybettiğini ya da çalındığını söylemiyordu.

Kurduğu hükümle mahkeme; senetlerin zorla alınmadığını söylerken senetlerin hukuka aykırı ele geçirildiğini söylemesi ve bunun üzerinden cezalandırma yoluna gitmesi hukuken izah edilebilir bir durum değildir. Müşteki tarafın dahi ileri sürmediği bir şekilde cezalandırma kararı verilmesi hukuk sistemimiz açısından çok acı vahim bir durumdur.

Bir diğer vahim durum da şudur:

 Yargılama konusu senetler 2011 yılında Mustafa Eraslan'ın ofisinde düzenlenmiştir. Dosyadaki tanık beyanları bu yöndedir. Lütfullah Önder,
2011 yılında Mustafa Eraslan'ın avukatıdır. 2014 yılına kadar avukatlık ilişkisi devam etmiştir. Haydar Baş ile Lutfullah Önder'in avukatlık ilişkisi ise 2014 yılında başlamıştır.

Kararda bu senetlerin düzenlenmesinde Haydar Baş'ın Lütfullah Önder'i azmettirdiği gerekçesi ile Haydar Baş'a da aynı cezanın verilmesi bu yargılamadaki gerçek hedefi, amacı açık etmektedir. Şimdi merka ediyoruz böylesi bir karara mahkeme nasıl gerekçe yazacak?

Bu vahim hatanın İstinaf Merci tarafından düzeltileceğinden kuşkumuz yoktur. Yanlış hesap her zaman Bağdat’tan dönmüştür.”

Hâkim karara şerh düştü

Yaklaşık üç yıl süren yargılamada ilk kez katılan üyenin oyuyla 2'ye 1 bir çoğunlukla alınan karara, mahkeme heyetinden bir hâkim muhalefet şerhi düştü.

Prof. Dr. Haydar Baş ve Lütfullah Önder'in suçlu olduğuna dair delillerin yetersiz olduğuna dikkat çeken hâkim, muhalefet şerhinde şu ibarelere yer verdi: 

"Dosya kapsamı ile toplanan deliller ile Lütfullah Önder ve Haydar Baş'ın mahkûmiyetlerine "yeter, kesin ve net bir şekilde" ispatlanamadığı, bu haliyle Lütfullah Önder ve Haydar Baş'ın üzerlerine atılı "Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması" suçunu işlediklerine yönelik mahkûmiyetlerine "yeter, kesin ve inandırıcı" delil bulunmadığından Lütfullah Önder ve Haydar Baş'ın beraatlarına karar verilmesi kanaatinde olduğumdan mahkûmiyet yönündeki sayın çoğunluğun kararlarına katılmıyorum."


Eklenme tarihi: 17-10-2019