Basında BTP


YERLİ İKTİSADİ TEZLERE VE BTP'YE HAKSIZLIK!...

YERLİ İKTİSADİ TEZLERE VE BTP'YE HAKSIZLIK!...

ABD-AB eksenli küresel elitlerin ve karar vericilerin yerli ekonomimizdeki negatif izdüşümleri, yıllardan beri ıslak betona düşen çelik bilyalar misali iktisadi düzlemimizde derin ve silinmesi zor tahribatlara yol açmakta.

Bir ahtapot gibi kollarıyla tüm dünyayı sarıp sarmalayan ve sürekli olarak kaotik ortamlardan beslenen bu 'küresel çete'ye yardım ve yataklık işlevini ise bazı ülkelerin kendi işbirlikçileri yapmaktadırlar.

Yoksulların sömürüsü üzerine bina edilen ve adına 'Vahşi Kapitalizm' denilen sistem, uluslararası böyle bir destek ünitesiyle ömrünü uzatmaktadır. Bunun en önemli gerekçesi de, 'vahşi kapitalizm'in anti-tezinin yerli değerler ekseninde üretilemediğine dair sabit fikirlerimizdir. Bu toplumsal şartlanmanın aşılamamasıdır. Daha doğrusu, küresel ölçekteki vahşi kapitalizme karşı bu topraklardan filizlenen değerlerle anti-tez üreten düşünürlere yeterince kulak veremeyişimizdir.

Her ne hikmetse, Anadolu coğrafyasının öz değerleri üzerinden iktisadi tezler üreten fikir adamlarımızı, sosyo-ekonomik derinliği olan bir prizmadan inceleme alışkanlığı edinmemişiz. Red ve inkarı yeğlemişiz.

.......

Bir diğer örnek, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın ' 'Milli Ekonomi Modeli'... Israrla ve kararlılıkla 'Mevcut ekonomi politikalarıyla enflasyonun düşmesi mümkün değildir. Bu gidişat Türkiye'yi batıracaktır.\" diye feryat edip duruyor. Uluslararası iktisatçı-ekonomistlerle paneller, seminerler kongreler düzenliyor, televizyonlar ve gazeteler vasıtasıyla 'Vahşi Kapitalizm'e karşı yerli tezler üretiyor. Gönlü ve ağzı mühürlüler, bu 'yerli tezler' i ilgi ve kapsam alanına almıyorlar.

Neden?

Bakınız, dünya Kapitalist sisteminin azizlerinden Jhon Davidson \"Bütün kanunları siz çıkarın, para basma yetkisi bende olsun\" tezinden ibaret Evangelist mantığıyla yıllardır dünyanın ilgi odağı olmaya devam ediyor. Biz ise siyasi yelpazenin farklı kanatlarından düşünürlerimizi büyüteç altına alma ihtiyacını bile duymuyoruz.

Marks'ı okuyoruz ama, ondan 6 yüz yıl önce yaşamış ve \"Yarin yanağından gayrı her şey ortaktır\" diyen Simavnalı Şeyh Bedrettin'in sosyolojik derinlik içeren bu mesajını anlamıyoruz ve dolayısıyla mesajının günümüzdeki yorumunu yapamıyoruz.

\"Sanmayın bu devran böyle kalacak

Kısa çöp uzundan hakkın alacak\"

diyen Serdari'yi günümüz iktisat literatürüne göre yorumlama erdemini gösteremiyoruz.

Listeyi uzatmak mümkün.

Her ne hikmetse, \"kendimize yabancılaşmayı\" temel ilke sayan ve bunu çağdaş kültür bağlamında kabullenen bir 'toplumsal yanılgı' içerisindeyiz.

Yerli değerleri red ve inkarı bir 'aydın marifeti' zannediyoruz.

Mevcut halimizle de sayın Prof. Dr. Haydar Baş'a ve BTP'ye haksızlık ediyoruz.

Siz hala 'Milli Ekonomik Modeli' incelemediniz mi?


Eklenme tarihi: 14-03-2011