-Zam vermeye
korkan bir ekonomi var
-Emekli maaşına 1
Temmuz’da zam gelecek mi?
-Milli Ekonomi
Modeli, dünyanın ekonomisini düzeltecek anahtar
-Yaşadığımız
topraklar bizim her şeyimizdir
-İktidarın da
muhalefetin de Türkiye'nin meselelerini çözecek fikri ve derdi yok
-Türkiye’de
yaşlanmış bir siyaset var
-Ülkesinin
bağımsızlığını isteyenleri adresi Bağımsız Türkiye Partisi
-BTP Lideri
Hüseyin Baş Bursa’da konuştu
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş
Bursa’da partisinin Bursa İl Divan toplantısına katıldı.
Sıcak gündeme ilişkin mesajlar veren BTP lideri Hüseyin
Baş’ın açıklamasından satır başları şöyle;
“Yaşadığımız
topraklar bizim geleceğimizdir”
“Yaşadığımız topraklar bizim dinimiz, imanımızdır.
Yaşadığımız topraklar bizim her şeyimizdir. Yaşadığımız topraklar bizim
geleceğimizdir, Hem bugünümüzdür hem dünümüzdür. İyi bir evlat olmak
istiyorsanız vatanınıza sahip çıkacaksınız. İyi bir ebeveyn, anne baba olmak
istiyorsanız vatanınıza sahip çıkacaksınız. İyi bir Müslüman olmak istiyorsanız
vatanınıza sahip çıkacaksınız yani ne olmak isterseniz isteyin, en başta
vatanınıza sahip çıkacaksınız.
“Emekli maaşına 1
Temmuz’da zam gelecek mi?”
CHP'nin iç meseleleri artık sadece diğer siyasi
partilerin iç meselesi değil, hepimizin evinin meselesine dönüşmüş durumda. Her
yerde bunlar gündem. Butlan kararıyla birlikte Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanında
partiye gelen isimlerden bir tanesi bir açıklama yapmış, ‘Burada devlet var. Bu
devlet padişahın kahvaltı listesini hâlâ saklı tutar’ diyor. Dedim ki, ‘Sorun
bu. Padişahın kahvaltı listesi hâlâ tutuluyor da vatandaşın yemek listesi
kimsenin umurunda değil. Sorun bu!. Bunlar zannediyor ki; birilerini
doyurduğumuz zaman devlet olduk! Böyle bir şey yok. Emekli 20 bin lira maaş
alıyor. 1 Temmuz'da zam gelecek mi? Bunun konuşulması gerekirken kimsenin
umurunda değil.
“Zam vermeye
korkan bir ekonomi var”
Nitekim bakanımız Sayın Mehmet Şimşek, temmuzdaki zam
konuşuluyor diye, ‘Aman aman, öyle bir şey yok. Meclis isterse yapar zammı,
bizim öyle bir gündemimiz yok’ diyor. Zam vermeye korkan bir ekonomi var. Zam
vermeye korkuyor. Emekli 20 bin lirayla geçinsin. Hadi geçinsin! Bursa'dayız;
20 bin liralık kira kaldı mı Bursa'da? Kaldı mı? Tamam, 20 bin lira emekli
maaşıyla geçinsin! Geçinsin de kira ödeyebilecek mi? Yok. Karnını doyurabilecek
mi? Mümkün değil. Sosyal hayatı olacak mı? Mümkün değil. Bütün köyleri de
boşalttılar. Sağ olsun iktidarın 20 küsur yıllık politikası. Köyler şehre göç
etti. Şimdi amca köyden şehre göç etti de şehirde adım atacağı sokak yok, gezeceği
doğru düzgün evine yakın park yok. Cebinde yiyecek parası yok. Yazık günah.
Şimdi normalde ülkelerde gençlik, geleceği için isyan eder. Bizim ülkemizde
gençler, yaşlı emekliler için isyan ediyor. Bakar mısınız duruma?

“İktidarın da
muhalefetin de Türkiye'nin meselelerini çözecek fikri ve derdi yok”
Türkiye'de özellikle son 5 yılda sorun olmayan şeyler
sorun olmaya başladı. Emekli maaşı bu ülkede çok büyük bir sorun değildi ama
sorun olmaya başladı. Memur hâlinden memnundu, artık değil. Dolayısıyla değerli
arkadaşlar, artık tabiri caizse miadını doldurmuş, ortaya bir çözüm koyamayan
siyasi bir iktidar var. Bunun karşısında da bir çözümü olmayan muhalefet var.
Ne iktidarın, ne muhalefetin Türkiye'nin meselelerini çözecek ne fikri var ne
de öyle bir derdi var.
“Milli Ekonomi
Modeli, dünyanın ekonomisini düzeltecek anahtar”
Bu meseleleri Türkiye'de çözecek bir tane siyasi parti
var; o da Bağımsız Türkiye Partisi'dir. Partimiz öyle bir partidir ki
arkadaşlar, partimizin programı Milli Ekonomi Modeli'dir. Bu Milli Ekonomi
Modeli, yani bizim parti programımız, dünyada yüzlerce profesör ekonomist
tarafından, farklı farklı coğrafyalardan katılan yüzlerce uzman tarafından
sadece Türkiye'nin değil, dünyanın ekonomisinin düzeleceği anahtar olarak tanımlanmıştır.
Bir siyasi parti düşünün ki onun programı dünyadaki alanında uzman insanlar
tarafından tasdik edilsin. Böyle bir parti yok. Ama Bağımsız Türkiye Partisi'ne
baktığınız zaman, BTP'nin parti programı bütün dünya tarafından tasdik edilen
bir program.
“Türkiye’de
yaşlanmış bir siyaset var”
Türkiye’de yaşlanmış bir siyaset var. Sadece bedenen
değil, zihnen de yaşlanmış bir siyaset var. Neden zihnen yaşlanmış diyorum?
Bizim neslin büyük sorunlarından biri şudur; Biz sürekli bundan 30 sene, 40
sene önce yapılmış bir kavganın bedelini ödüyoruz. Bizim neslin en büyük
problemi budur. Adam diyor ki o sağcı, o solcu. Bizde ne sağcı var ne solcu. Bu
kavramları tanımıyor değiliz ama bizim böyle bir kavgamız yok. Kalmışlar bundan
50 sene öncede; yok sağcıymış solcuymuş, yok Kürtmüş, Türkmüş… yok Aleviymiş
Sünniymiş. Bizim böyle bir gündemimiz yok. Bizim böyle bir derdimiz de yok.
Bizim böyle bir ayrımız da yok. Biz her birimize kardeşimiz olarak bakıyoruz.
Birbirimizle çok güzel, seviyeli, yakın ilişkiler kuruyoruz.
“Bu ülkenin
sorunlarını Bağımsız Türkiye Partisi çözebilir”
Önümüzde bir yaşantı varsa onu huzurla yaşamak
istiyorsak, eğer evlatlarımızın geleceğini düşünüyorsak, eğer bizim için savaş
veren atalarımız gibi ‘gelecek nesillere bir borcumuz’ var diyorsak, o borcu
ödeyeceğimiz, o sorumluluğu yerine getireceğimiz yegâne adres Bağımsız Türkiye
adresidir. Bunun dışında bir adres yok. Bu ülkenin ekonomik sorunlarını da
Bağımsız Türkiye Partisi çözebilir. Bu ülkenin sosyal problemlerini de Bağımsız
Türkiye Partisi çözebilir. Bu ülkenin eğitimindeki sorunları da Bağımsız
Türkiye Partisi çözebilir. Aklınıza hangi mesele geliyorsa bu kadro çözebilir.
Çünkü bu kadro milleti yönetmeye talip bir kadro değil; bu kadro milletin
içindeki bir kadro.
“Ülkesinin bağımsızlığını
isteyenleri adresi Bağımsız Türkiye Partisi”
Hiçbir siyasi yapılanmayı milletle bu kadar irtibatlı
hâlde göremezsiniz arkadaşlar. Enflasyon diyoruz, anlatıyoruz, eleştiriyoruz,
dinliyoruz ya; biz parti ve teşkilat olarak o enflasyonun bedelini en derinden
ödüyoruz. Yokluk, fakirlik, garibanlık diyoruz ya; biz siyaset olarak bunun
bedelini en derinden ödüyoruz. Eğitim diyoruz, çocuklarımız şu hâlde bu hâlde
diyoruz ya; biz bunları diğer siyasiler gibi evlatlarımız Amerikan
kolejlerinde, Fransız liselerinde okurken söylemiyoruz. Aynı toplumun
içerisinde evlatlarımız okuduğu için bu şikâyeti yapıyoruz. Milletle bu kadar
irtibat içinde, derdiyle dertlenen bir siyasi hareket Türkiye'de bulamazsınız.
O yüzden bu harekete bütün milletimizi dâhil etmemiz lazım. Bizim büyüklüğümüz
50 binlerle, 100 binlerle, 500 binlerle ölçülemez. Ülkesinin bağımsızlığını
isteyen, yarınlarını güçlü bir şekilde inşa etmek isteyen Türk milletinin
tamamının adresi Bağımsız Türkiye Partisi'dir. O milleti buraya getirecek olan,
bu kadronun içine dâhil edecek olan da siz Bağımsız Türkiye teşkilatlarısınız.”