Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder
eğitim öğretim yılının sona ermesiyle ilgili açıklama yaptı.
Parti genel merkezinde basın açıklaması yapan Önder
şunları söyledi:
"Çocuklarımız karnelerini aldı. Bir eğitim öğretim
döneminin de sonuna geldik. Öncelikle öğrencilerimizi, gençlerimizi tebrik
ediyorum. Muvaffakiyetler ve başarılar diliyorum. Nasıl bir ortamda eğitim
öğretim sona ermiş oldu? Eğitim öğretimin temelini oluşturan öğretmenlerimizin
haklarını alamadıkları, iktidar tarafından muhatap alınmadıkları için seslerini
duyurmak üzere açlık grevi yaptığı, tartaklandığı ve gözaltına alındığı; buna
karşılık takdir edilen maaş itibarıyla yoksulluk sınırının altında bir ücretle
yaşam mücadelesi verdikleri ve geçim derdi altında ezildikleri bir ortamda
eğitim öğretimi sona erdirmiş olduk.
Milli Eğitim
Bakanına 'dindar nesil' cevabı
Böyle bir ortamda Millî Eğitim Bakanımız, imam hatip
okullarının sayısını artırmakla övünüyor. “Dindar nesil yetiştirmek” ile övünüyor.
Ancak namaz kılan, oruç tutan, ibadet eden insan sayısı her geçen gün azalıyor.
Öte yandan uyuşturucuya müptela olmuş genç sayısı, sanal kumar bataklığına
saplanmış genç sayısı ve çetelerin eline düşerek adeta kullanılan, patlamaya
hazır bir bomba gibi hâle gelmiş genç sayısı her geçen gün artıyor. Nasıl
dindar nesil yetiştiriyorsunuz?
"Eğitim insanda adalet duygusunun oluşması ve empati
yeteneğinin kazandırılmasıdır"
Çünkü değerli arkadaşlar, din bir duygudur. Eğitim ise
insanda adalet duygusunun oluşması, merhamet duygusunun gelişmesi ve empati
yeteneğinin kazandırılmasıdır. Bütün bunları kazanmak için yalnızca öğretmek
yetmez. Çocuğun bunlara maruz kalması gerekir. Hak edenin hak ettiği için bir
makama geldiğini görmesi gerekir. Farklı düşünen birinin hakaret görmeden,
mağdur edilmeden hoşgörüyle karşılandığını ve fikirlerini özgürce ifade
edebildiğini görmesi gerekir ki empati yeteneği gelişsin. Aynı şekilde, çocuğun
ailesine ve yakınlarına devletin merhametle yaklaştığını görmesi ve bunu yaşaması
gerekir ki merhamet duygusu gelişsin.
Atı alanın Üsküdar’ı geçtiği, herkesin kendi gemisini
yüzdürmeye çalıştığı, hiçbir değerin kalmadığı bir ortamda bu gençlerde ne
merhamet duygusu, ne adalet duygusu ne de empati yeteneği gelişir, ne inanç
oluşur. Çünkü inanç için de rol modele ihtiyaç vardır. İnsanların inançlı
kişileri görüp “Ben de böyle olmalıyım” demesi gerekir. Ancak bunun aksi
örnekleri görüldüğünde, ne kadar imam hatip okulu açılırsa açılsın insanlar
dinden uzaklaşmaya devam eder ve gelecek nesillerimizi kaybederiz.