BTP Lideri Hüseyin Baş: “Milli kimliğimizi kaybedersek vatanımızı da kaybederiz”
Bağımsız Türkiye Partisi Ankara Gençlik Kolları, 19 Mayıs
Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı düzenlenen programla kutladı.
Kutlama programına BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da
katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program şölen
havasında geçti. Hep birlikte söylenen marşlar salonda büyük coşku
oluştururken, Hüseyin Baş dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş’ın konuşmasından satır
başları şöyle:
“Türkiye
Cumhuriyeti Devleti kıyamet sabahına kadar var olacak”
“19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlamak için
buradayız. Türkiye, tarihinde bu kadar şanlı ve büyük başarıların olduğu dünyadaki
tek ülke. Biz millet olarak birliğimizi tesis etmeyi başarırsak, bizi bölüp
parçalamaya çalışan bütün dış mihraklara en şiddetli biçimde karşı durursak,
kıyamet sabahında şu dünya üzerinde bir tane devlet ayakta kalırsa o da Türkiye
Cumhuriyeti Devleti olacak arkadaşlar, bundan hiç endişeniz olmasın.
Tarihin en büyük adamlarından biri Mustafa Kemal
Atatürk’tür. Onun gibi tutkuyla hatırlanan ve anılan başka bir örnek de hiçbir
yerde bulamazsınız.”

“Prof. Dr. Haydar
Baş’ın dediği gibi; evlerinize bayrak asın…”
“Bu milli bayramlar bizler için, bizden sonra gelen
nesiller için, evlatlarımız için; Atamızı, cumhuriyetimizi ve bağımsızlığımızı
muhafaza etmek adına en önemli günlerdir.
O yüzden ebedi liderimiz merhum Haydar Baş her zaman
milli bayramlar için bize bir öğütte bulunurdu ve ‘Evlerinize bayrak asın. Eğer
evlerinize bayrak asmazsanız başka ülkelerin askerleri gelir sizin evinize
kendi bayraklarını asar’ derdi.
Biz de bu motivasyonla, bu kararlılıkla, bu inançla ve bu
bilinçle milli bayramları layıkıyla kutlamaya devam edeceğiz arkadaşlar.”
“1919’da Anadolu
işgal edilmiş, Sevr Anlaşması imzalanmış…”
“19 Mayıs 1919’da Anadolu işgal edilmiş, Sevr Anlaşması
imzalanmıştı. İstanbul, payitaht işgal altındaydı. Hiç kimsenin yarınlara dair
bir umudu yoktu. Herkes mevcut durumu kabullenmiş, yeni bir yönetim ve yöntem
oluşturmaya çalışıyordu.
O dönem bir adam çıkıyor. Bütün dünya onu 1915
Çanakkale’den tanıyor. Yıllar sonra Mahatma Gandhi bile ‘Atatürk İngiliz’i
yenene kadar biz tanrıyı İngiliz zannediyorduk’ diyor.
Atatürk, 16 Mayıs’ta Sarayburnu’ndan gemiye biniyor ve
Samsun’a doğru yola çıkıyor. Mustafa Kemal Samsun’a ayak basıyor ve o büyük
yürüyüş orada başlıyor. Yaklaşık 3,5 yıl süren, çok büyük yokluklarla ve
acılarla dolu bir milli mücadele başlatıyor. O mücadeleyi kazanıyor ve Türkiye
Cumhuriyeti’ni kurarak devleti yeniden ayağa kaldırıyor.”
“Atatürk devletin
mülkiyetini vatandaşa verdi”
“Atatürk kendi saltanatını ilan etme imkânı olan bir
insan olmasına rağmen, ‘Hayır, bu devletin yönetim biçimi cumhuriyet olacak’
diyor.
Nedir cumhuriyet arkadaşlar? Devletin mülkiyetini
vatandaşa vermektir. Meclis’te kocaman yazar; ‘Egemenlik kayıtsız şartsız
milletindir.’ Atatürk bunu yaptı. Bu kadar önemli bir günü bayram ilan edip
Türk gençliğine armağan etti.”
“Biz bir
medeniyeti muhafaza çalışması yapıyoruz”
“Buradan Türk gençliğine düşen bir vazife var değerli
arkadaşlar. Atatürk, Gençliğe Hitabe’de söylediği gibi; eğer bu devletin yine
bir bağımsızlık mücadelesi olacaksa o mücadele Türk gençliğinin omuzlarında
olacaktır diyor.
Biz de Türk gençliği olarak bu vazifenin her daim
farkında olmak zorundayız. Ülkemizi korumak, bağımsızlığımızı muhafaza etmek
adına her daim tetikte olmalıyız.
Bizim siyaset arenasında yapmaya çalıştığımız şey bir
medeniyeti muhafaza çalışmasıdır arkadaşlar. Bir kültürü, bir tarihi, bir
anlayışı gelecek yüzyıllara aktarma mücadelesi veriyoruz.”

“Bütün coğrafya
savaştayken Türkiye ayakta”
“Dünya büyük bir kırılma noktasında. Ekonomik sistemler
değişiyor, sınırlar değişiyor. Hemen yanı başımızda savaşta olmayan neredeyse
tek bir devlet kalmamış durumda. Allah’a binlerce şükür ki Türkiye hâlâ dimdik
ayakta.
Bu durum, Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetin kodlarının bize
kazandırdığı kültürel ve manevi değerlerin sonucudur.”
“Milli kimliğimizi
muhafaza etmezsek vatanımızı da kaybederiz”
“Bugün teknolojik ilerlemelerin baş döndürücü hızla
değiştiği bir çağda yaşıyoruz. Yakın gelecekte hayatımızın birçok alanına yapay
zekâ karar verecek.
Böyle bir ortamda milli kimliğimizi muhafaza etmediğimiz
sürece başka hiçbir şeyi muhafaza etme şansımız yok.
Bugün siyasetin gündelik tartışmalarıyla milletin önüne
yapay kavgalar koyuyorlar. Eğer bu ideolojik ve etnik kavgaların içinde
kaybolmaya devam edersek, çok değil 10-15 yıl sonra kavga edecek bir meselemiz
bile kalmayacak. Çünkü belki de ait olacağımız bir vatanımız olmayacak.
Bu yüzden her şeyden önce milli kimliğimize sımsıkı
sarılmamız gerekiyor. Milli kimliğimize sarılacağımız Türkiye’deki yegâne adres
de Bağımsız Türkiye Partisi’dir.”